28 Ağustos 2011 Pazar

Diego Alfredo Lugano Moreno

Senin o patlak gözlerine kurban ;Ne Uefa ne Tff senin sahada ortaya koyduğun yüreğin tazminatı veremez,

kimine göre gemiyi ilk terkendenlerden kime göre Fenerbahçe'yi satıp gitti.
Kulubün üzerine oynanan basiretsiz ve karaktersiz oyunlar'ın ilk kurbanlarından olan Lugano son olmayacak gibi,Lugano'nun gidişi ile geriye dönüp baktığımda  yaşadığım kısa dejavu'lar bu yürekli adamın bende ne kadar büyük bir yeri olduğunu anlıyorum.Lugano'nun futbol tarzı gerçek anladımda sert ve yırtıcıda olsa futbolda bu tip oyuncuların yeri fazlasıyla yer  var.Lugano için küçük bir istatistik onun ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu anlamaya yetiyor  A. Diego Lugano : 188 maç, 16714 dakika, 28 gol, 4 asist, 61 sarı, 6 kırmızı bir defans oyuncusu için ciddi bir gol rakamı.

Lugano futbol yaşamı için Fransız Psg kulubü ile anlaştı,bundan sonraki futbol yaşamında yeni başarılar kazanması dileğiyle.
Lugano'yu 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası Arjantin-Brezilya karşılaşmasında görmüş ve güzle bir anı olmuştu benim için  'take a foto' sorusununa patlak gözlü bir yüz ifadesi ile cevap almakta vardı ancak gösterdiği samimiyet saha dışında ki halinin ne kadar pozitif olduğunu göstermişti.

18 Ağustos 2011 Perşembe

Antipatik Real Madrid ile El Clasico


Son zamanlarda izlediğimiz El Clasico'ların en çok göze çarpan Real Madrid'li oyuncuların birer kasap haline dönüşmesi sahaya sanki Barcelonalı oyuncuları biçmek için çıkıyorlar,bunun temel sebebi Jose Mourinho denen Barcelonaya karşı ciddi yaraları olan kişi.Barcelona'nın  maç en olursa olsun kupa lig vs belirli bir sistem üzerinden oyunu oynamasına karşın çirkef Mourinho'nun sürekli rakibe sert yapmak için özel görevlendirdiği oyuncuların olduğunu fark etmek çok güç olmuyorHer türlü çirkinliğe karşı kazanan Barcelona oluyor ve Real Madrid bir çok şekilde kaybediyor hem sahada kaybediyorlar, hemde Mourinho'nun çirkinlikleri ile kulup insaların gözünde küçülüyor Real Madrid'in çalıştırcısı rakip takımın yardımcısı nın gözünü oymaya yeltenecek biri ise bunu hakediyorsun Real Madrid.

El Clasicoları tadı ayrıdır ancak son zamanlarda her maçın sonunda kavga görmeye alıştık bay Mourinho sayesinde sakin bir kişiliği ve üstün futbol yeteneği ile övünülen (ben övünmüyorum) Türk asıllı Alman Mesut özil bile oyunda olmadığı maçta rakip oyunculara saldırabilecek bir hale gelmiş.Gerisini varın siz hesabp edin.Real Madrid'in verdiği Antipatik izlenim kolayına silinmez hafızalardan,Barcelonada tokatlamaya devam eder Bu El Clasicolar böyle deva eder gider ta ki Mouriho pisliği Real Madrid'den gidene kadar..

14 Ağustos 2011 Pazar

2011 avrupa basketbol şampiyonasına bakış


Dün tamamlanan sportoto süper cup turnuvasında izlediğim milli takım ile geçen yıl dünya 2. olan milli takım arasında uçurum vardı.Tabi milli takım sakatları ve eksikleri bu uçurumun en temel nedeni,maçlarda ki en büyük eksikliğimiz set oyununun neredeyse hiç olmaması almanya maçında Ender Aslanın 1. guard olması takımın neredeyse 0 set oyunuyla oynamasının nedeniydi.Ender Aslanın yerine Tutku Açık alınmalıydı kötü tercih olmuşTakımın uzunları Semih Erden ve Ömer Aşık'ın sakat olmaları ribaunt alamamaıza neden oldu bunun gibi nice teknik detay sayabiliriz turnuva için ama pek iç açıcı değildi görüntü şöylede bir gerçek var 2010 dünya şampiyonası öncesinde almayada ki adidas cupta 3/0 çekmişti milli takım.Bu turnuvalar adı üzerinde hazırlık turnuvaları.Grubumuzda ki diğer takımlara bakılırsa ev sahibi litvanya sıkı bir hazırlı geçiriyor Jasicevicus son şampiyonasında kariyerine yakışan bir tablo çıkarmak içi çok çalışıyor.  Jasicevicus 'un çok iyi anlaştığı javtokas ve çok genç olup gelecek vaad eden Valanciunas litvanyayı sürükleyeceği en kötü yarı finali olduğunu düşünüyorum.İspanya ise 2010 dünya şampiyonası fiyaskosu sonrasında çok ciddi bir şekilde hazırlanıyor bu turnuvaya Gasol kadeşler takımın havasını çok değiştirmiş formda bir navarro ile kağıt üzerinde şampiyonluğun en büyük İspanyadır.Diğer önemli favori ise Sırbistan oturmuş genç kadrosuyla turnuvaya ciddi renk katacaktır.Benim turnuva favorim Kağıt üzerinde İspanya gönülden desteklediğim takım ise Litvanya'dır.Tabiki Türkiyenin yeri apayrı ancak bu turnuvada çok başarılı olacağımızı düşünmüyorum umarım yanılırım.

22 Temmuz 2011 Cuma

.....

2011 temmuz ayında bloguma yazı yazmayı bırak girecek takat bulamıyorum, 3 temmuzda başlatılan adını ne koysan anlayamadığım  'harekat' bırak futbola bakışımızı spora bakışımızı çaldı, heyecanımızı alıp gitti şu saatten sonra fenerbahçe küme düşse de düşmese de aklansada suçlu bulunsada  ne benim futbol heyecanım geri gelir nede türkiyede futbol eskisi gibi olur.Benim için Fenerbahçe sadece futbol değil diğer branşlarda da futbolda ki heyecanı yaşıyorum ama bize patlayan şu operasyon kulubü zorluyor erkek basket takımında istenilen düzeyde transfer yapılamadı yada yapılamıyor Final four istanbulda olmasına rağmen basketbol ekolü yunanlar ekonomik krizden dağılmışken final foura gitmek için önünden bir kaç rakip kalmışken yol çok zorlu görünmezken transferde bu kadar pasif kalmak üzücü.
son kötü haberde bayan basketbol takımımıza ilgili gerçi söylenti ancak şu sıralar ne söylense gerçekmiş gibi geliyor hadi hayırlısı haber takımın yıldızlarına maliyetlerinin karşılanamayacağı söylenip kulup bulmaları söylenmiş ki final eight te bu yıl istanbulda olacak sanırımbu son darbeye insan ne diyeceğini bilemiyor düşününce bir şok daha yiyorum sağ yanımdan kim bilir belkide bu tür şeyleri yaşayarak daha güçleniriz. şu biline son 3 haftada neresinden tutarsan elimde kalan kulübüme tutkumda zerre sarsılma yok üzüntüm yaşanacak güzel şeyleri yaşayamama tedirginliğidir...

22 Haziran 2011 Çarşamba

basketbola ilgi başarıya endeksli


ülkemde basketbol'un zirve yaptığı 2010-2011 sezonunda taraflı tarafsız herkes sporla ilgilenen basketbola doydu diyebiliriz.milli takımın 2010dünya şampiyonasında bize yaşattıklarından sonra tbl'de ve euroligue'de sönük bir yıl geçirilmesi beklenemezdi nitekim fenerbahçe ülker büyük bir sıçrama yaptı diyebeleceğimiz bir sezon yaşattı euroligue'de çeyrek finalin kapısından döndü hatta şanssızlıklar döndürdü diyebiliriz sakatlıklar hastalıklar vs. asıl dokunmak istediğim konu bu yıl basketbola olan ilgi euroligue09-10 sezonunun yaklaşık 9 kat fazla olması. geçtiğimiz yıl maç ortalaması 1700 kişi ile euroligue de sonuncu olan fenerbahçe ülker bu yıl 14000 kişi ile ligin tepesine kurulmuş durumda.ne oldu da basketbola ilgi bu kadar arttı ilk neden olarak milli takımın dünya 2.liğini gösterebiliriz basketbolun daha çok konuşulması sonrasında gelen yatırımlar bu sezonun basketbol adına güzel geçmesini tetikleyen nedenler oldular.kimse bir sezonda 9 kat artış gösteren basketbol ilgisinin başarısız geçen bir sezon halinde eski haline dönmeyeceğini garanti edemez,bu örneklem ülkemde ki basketbol gerçeğidir.

20 Haziran 2011 Pazartesi

Fenerbahçe Ülker'in 2 nokta transferi

Sezonu çifte kupa ile kapatan Fbü şampiyon olduktan 2 gün sonra tranfserleri açıkladı hırvat bojan bogdanoviç ve adana doğumlu abd'li james gist'i kadrosuna kattı.bojan bogdanoviç hırvatistan milli takımının en etkili forvetlerinden biri ancak bir marco tomas olmadığı iddia ediliyor sezon için göreceğiz.Abd'li gist ise power forvet oyuncusu çok atletik smaç ve blokları ile takıma renk katacak gibiler umarım koç spahia mühendisliğini gösterip takımı euroliguede güzel yerlere getirir.

18 Haziran 2011 Cumartesi

5 i 1 yerde geçte olsa takıldı

fenerbahçe ülker rötarlıda olsa basketbolda şampiyon olup kupayı müzeye götürmeyi başardı.
kulup olarak kitlendğimiz 5 ana branşta 5. şampiyonluğu kazanıp son halkayı tamamlayıp çok büyük bir başarıya imza attılar, heyecanlı bir o kadarda gergin geçen seride basketbola doyduk seride herşey vardı rakip sahada maç kazama,evinde maç kazanma teknik fouller vs vs sonuçta daha iyi bir takım olan fenerbahçe ülkerdi kazandı ve galatsaray cc'da  kapasitesinden fazlasını  sahaya yansıttığı için seri avrupa liglerinin en çekişmeli serisi oldu.Şampiyonlukta bir çok kişinin katkısı oldu oyuncu bazında özellikle final serisinde kendisinden beklenen katkının çok üzerinde katkı veren abdli oyuncu may birçok kişiyi şaşırttı..özellikle serinin 5. maçında yabancı sınırlamasından dolayı kadroya giremedi ve savundamada büyük sıkıntı yaşadık 1 satı ile maçı kaybettik .bence seriye damga vuran oyuncu emir pladziçtir oyunun sıkıştığı anlarda sorumluluk almıştır gerek yaptığı asist gerek attığı mücizevi sayılarla benim final mvp imdir.diğer oyuncuların hakkını vermek gerek rako ukiç ,ömer onan oğuz savaş, istatistiklerde pek rakamı olmasada savunmada önemli bir katkı veren kaya peker ,darious lavrinoviç, çok oynamasada terrance kinsey  ve efsana sarunas jasicevicus kadro olması rüya gibi biraz yaşlanmış olsada kalitesi sahada olduğunda açık ara fark edilen litvanyalı tüm teknik ekipe teşekkürler..